Haber
16/10/2008 ·
Bilinçsiz kullanım zararlı
|
Prof. Dr. Sayek, Niğde Tabip Odası tarafından Grand Otel'de düzenlenen “Bilinçsiz Antibiyotik Kullanımının Zararları” konulu konferansta, antibiyotiklerin, yanlış kullanılan ilaçlar arasında ilk sıralarda yer aldığını söyledi.
Gereksiz antibiyotik kullanımı nedeniyle bakterilerin direnç kazandığını belirten Prof. Dr. Sayek, bu durumda tedavilerin yetersiz kaldığını kaydetti.
Prof. Dr. Sayek, antibiyotiğin bilimsel kanıtlar düzeyinde kullanılmasının, hem etkinlik açısından hem de yarattığı sonuçlar açısından önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle dedi:
“Antibiyotikler yan etkileri olan ilaçlardır. Yanlış kullanılan antibiyotikler, organ bozukluklarına, böbrekler, karaciğer, mide ve bağırsak sistemine zarar verebilir. Bu nedenle doktor kontrolünde kullanılmalıdır ve kesinlikle ateşi düşürmek amacıyla kullanılmamalıdır.”
100 tüp bebek ve aileleri bir araya geldi
|
Prof. Dr. M. Turan Çetin Tüp Bebek Merkezi’nce düzenlenen programa, yeni doğan bebeklerden 5 yaşına kadar olan 100 dolayındaki tüp bebek katıldı. Programda aileler, bebekleriyle birlikte müzik eşliğinde dans edip eğlendi.
Üzerinde ‘Tüp bebek kardeşliği’ yazılı pastayı kesen Prof. Dr. M. Turan Çetin, tüp bebek yönteminin son 30 yılda hızla ilerlediğini, evlat sahibi olamamanın sorun olmaktan çıktığını vurguladı. Gebelik şansının yüzde 60’lara kadar çıktığını bildiren Prof. Dr. Çetin, “Bu oran neredeyse normal yoldan gebe kalma şansı kadar. Ancak, bazı hekim arkadaşların hastaları fazla oyalamaması gerekir. Tedavi sonuç vermeyecekse, bunu açıkça hastaya söylemeliler. Tüp bebek olup olmayacağı 5 yılda belli olur” dedi. Çetin, son çıkarılan yasalarla bu tedavinin Avrupa’ya göre ülkemizde daha az maliyetli olduğunu da belirtti.
İKİZ SEVİNCİ
Yıllarca çocuk hasreti çeken çiftçi Tunay Yalman (30) ile eşi Sevtap Yalman'ın (28) mutlulukları herkesin iki katı oldu. 10 yıldır bebekleri olmayan Yalman çiftinin, 55 gün önce tüp bebek yöntemiyle biri erkek ikiz bebekleri dünyaya geldi. Prof. Dr. M. Turan Çetin Tüp Bebek Merkezi’ndeki tedaviyle tüp bebekleri olduğunu belirten Yalman çifti, “Tüp bebek yöntemini deneyeli 1 yıl oldu. Bunun karşılığında da bebeklerimiz oldu. Çok harika bir duygu. Allah olmayanlara da nasip etsin. 55 günlük ikizlerden birine Galatasaraylı Arda Turan, diğerine Ege adını verdik” dedi.
8 yıllık evli Musa (33) ve Hacer Berkyez (31) çifti de 6 aylık bebekleri Ece Naz ile büyük mutluluk yaşadı. Tüp bebek yöntemi sayesinde bebek sahibi olduklarını belirten Berkyez çifti, “İlk başta istememiştik, ailelerin oluruyla karar verip, kliniğe başvurduk. İlk denemede bebeğimiz oldu. Çok mutluyuz” diyerek duygularını dile getirdi.
Şiddet görüntüleri psikolojiyi etkiliyor
|
Mersin Üniversitesi (MEÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Fevziye Toros, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocukların izledikleri ve okudukları haberlerdeki olayların olağan dışı ya da nadiren yaşandığını idrak edemeyebileceklerini, bu nedenle her an benzer durumlarla karşılaşabileceklerini düşünerek, korku ve endişe duyabileceklerini söyledi.
Buna bağlı olarak, çocukların aile ve okul gibi bildikleri ortamlarda bulunduklarında dahi korku, huzursuzluk gibi olumsuz duygu ve davranışları yoğun şekilde yaşayabileceklerini ifade eden Doç. Dr. Toros, medyada olumsuz mesajların ağırlıklı yer almasından ötürü gelecek ya da hayat ile ilgili umutsuzluk, duyarsızlık, çaresizlik gibi duyguların daha da gelişebileceğini vurguladı.
Özellikle 3-6 yaş arası çocuklarda “model alma” yaklaşımının hakim olduğunu belirten Doç. Dr. Fevziye Toros, şöyle dedi:
“İzlenen her program gibi haberlerdeki kişilerin yorum ve davranışları da model olarak alınabilir. Bu nedenle dikkatli olunmalı. Şiddet gören, şiddet gözlemleyen çocuk, daha çok şiddet içeren davranışta bulunur ve erişkinlikte de bu durum gözlenir. Terör ve şiddet olaylarından da en çok televizyon karşısındaki çocuk etkilenir.”
Yapılan bir araştırmaya göre, 5-7 yaş arasındaki çocuklara “Haber denince akla ne geliyor?” diye sorulduğunu ve yüzde 39'unun “savaş, ölüm, kavga ve kaza” gibi olumsuzluk içeren tespitlerde bulunduklarını bildiren Doç. Dr. Toros, şöyle devam etti:
“Televizyon konusunda çocuğa net sınırlar konulmalı, izlenecek programlar dikkatli şekilde ebeveyn tarafından seçilmeli. Ebeveynler bu konuda çocuklara örnek olmalı, şiddet yada korku uyandıran haberler izlenmiş ise bununla ilgili çocuğu rahatlatacak açıklamalar yapılmalı. Mümkün olduğunca izlenmesine izin verilmemeli, haber saatlerinde çocuklar başka aktivitelere yönlendirilmeli. İyi haberlere de dikkat çekerek, şiddet görüntülerinin sıra dışı bir olay olduğu hissettirilmeli.”
Haber izlenirken ebeveynlerin tepkileri konusunda da duyarlı davranmalarını isteyen Doç. Dr. Toros, şöyle konuştu:
“Örneğin, haberler karşısında ebeveynin 'Artık sokağa bile çıkamayacağız, kimseye güven olmaz' şeklindeki yorumları, çocuklardaki kaygı ve korkuyu artırır. Bunun yerine karşılaşılan durumlarda neler yapılacağı konuşulmalı ve yapılabileceklere vurgu yapılmalıdır.”
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır




